Bir sokak tezgâhı…
Bir seyyar araba…
Ve bitmeyen bir mücadele…
Bugün adı milyonlarca kişi tarafından bilinen Midyeci Yasin, aslında İstanbul sokaklarında yazılan gerçek bir başarı hikâyesinin kahramanı.
Hikâye, 1985 yılında Mardin’den İstanbul’a uzanan bir aile yolculuğuyla başlıyor. Aile mesleği olan midye dolma, Yasin’in hayatına çok küçük yaşlarda giriyor. Henüz ilkokul çağındayken okul çıkışlarında seyyar tezgâhın başına geçen Yasin, Eminönü ve Üsküdar iskele hattında yıllar boyunca hem midye sattı hem de hayatı öğrendi.
Tam 16 yıl boyunca sokaklarda seyyar olarak çalıştı. Yaz-kış, gece-gündüz demeden…
Zabıta kovdu, o geri geldi.
Yer değişti, tezgâh değişti ama vazgeçmedi.
O yıllar, Midyeci Yasin için yalnızca bir geçim mücadelesi değil; bir karakter inşasıydı. Sokak kültürünü, müşteri psikolojisini ve bu işin özünü en yalın haliyle öğrendi.

Yıllar süren seyyar hayatın ardından, 2019 yılında Midyeci Yasin sahne değiştirdi. Kadıköy’de açılan ilk sabit şube ile birlikte, midye dolmaya bakış açısı da değişmeye başladı.
“Taş yok, kum yok, çamur yok” sloganı kısa sürede dilden dile dolaştı. Çünkü bu bir reklam cümlesi değil, gerçekti. Hijyenik, denetimli ve son teknolojiye sahip çiftlik midyesi üretimiyle Midyeci Yasin, sokak lezzetlerine yepyeni bir sayfa açtı.
Klasik midye dolmanın yanına eklenen acılı, körili ve özel soslu midyeler, özellikle gençlerin favorisi oldu. Midye artık sadece bir sokak lezzeti değil, konuşulan ve paylaşılan bir deneyime dönüştü.
Yetmedi…
Balıkesir süt kuzusundan hazırlanan İzmir ve İstanbul usulü kokoreçler de menüye girince, Midyeci Yasin kısa sürede lezzet tutkunlarının radarına girdi.
Kadıköy’den Beşiktaş’a, Bahçeşehir’den Gebze’ye ve Ankara’ya uzanan şubeler, markanın hızla büyüdüğünü gösterdi. Ama büyürken bir şey hiç değişmedi:
Temizlik, kalite ve güven.
Bugün Midyeci Yasin, sadece midye satan bir marka değil; sokak lezzetlerini modern, hijyenik ve güvenilir hale getiren bir fenomen olarak anılıyor.
Hedef büyük.
Türkiye’nin her noktasında olmak…
Sonra dünyaya açılmak…
Ama nerede olursa olsun, Midyeci Yasin’in ruhu hep aynı kalacak:
Sokaktan gelen, emeğe saygılı ve lezzete sadık.
Midyeci Yasin…
Sokakta başladı, sahneyi büyüttü.